GÜNCEL KARARLAR
Mal Rejiminin Tasfiyesi Davasında İhtiyati Tedbir
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 24.09.2026, E. 2026/1462, K. 2026/1577
Ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasında, ileride hüküm altına alınabilecek alacağın güvencesiz kalmaması amacıyla taşınmazlara ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştum. İlk derece mahkemesi, taşınmazların açık artırma yoluyla satışlarının durdurulması yönündeki talebi reddetti. Bu karara karşı yaptığım istinaf başvurusu kabul edildi; Daire, ret kararını kaldırarak dosyayı ihtiyati tedbir talebi hakkında yeniden değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderdi.
Kararda benimsenen yaklaşım şu başlıklarda özetlenebilir.
- Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda talep edilen hakkın para alacağı niteliğinde olması, ihtiyati tedbir yolunu kategorik olarak kapatmaz.
- Alacağın doğrudan konusu olmayan taşınmazların satışı, somut olayın özellikleri ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.
- İhtiyati tedbir için davanın kesin olarak ispatlanması gerekmez; HMK m. 390 kapsamında yaklaşık ispat yeterlidir.
- Taşınmazların satılması ve bedellerinin dağıtılması sonucunda muhtemel tasfiye alacağının güvencesiz kalması ihtimali dikkate alınmalıdır.
- Tedbir talebinin reddi, yalnızca biçimsel gerekçelerle verilemez; somut tehlike, alacağın korunması ihtiyacı ve ölçülülük birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuk, yalnızca hakkın varlığını tespit etmekle yetinmemeli; o hakkın kullanılabilir ve elde edilebilir kalmasını da güvence altına almalı. Yıllar sonra kazanılan bir dava, hükmedilen alacak fiilen tahsil edilemiyorsa beklenen hukuki korumayı sağlayamıyor.