Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya

Sınırı Aşan İstinaf Bozması Geçersizdir; Beraat Eden Müvekkil Cezaevinden Çıktı

03/06/2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi (YCGK 30.04.2025 tarihli karar doğrultusunda)

İddia, 2013 yılında sahte belge düzenlemekti. Dava yıllarca sürdü; ilk derece mahkemesi tanıkları, belgeleri ve isnadı tartarak beraat kararı verdi. Vergi dairesi dosyayı istinafa taşıdı ve hukukun ilk yarası burada açıldı. Bölge adliye mahkemesi beraat kararını bozup dosyayı mahkemeye iade etti. Oysa istinaf mahkemesi, çok istisnai hâller dışında, bir temyiz mercii gibi kararı bozup geri gönderemez; duruşmayı kendisi açar, hata varsa kendisi düzeltir, kararını kendisi verir.

Geri dönen dosyada beraat mahkûmiyete dönüştü ve karar "kesin" damgasını yedi. Demir kapı kapandı, infaz başladı. Kapalı denilen yolu yine de zorladım; temyiz dilekçesi verdim, temyiz talebimin reddi kararını da temyiz ettim. Daire dosyayı Yargıtay'a göndermek zorunda kaldı.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun 30 Nisan 2025 tarihli kararına dayanarak en baştaki yarayı işaret etti. Sınırı aşan istinaf bozması geçersizdi; ilk derecenin buna direnme hakkı da yoktu. Görevsiz bir mahkemenin yaptığı tüm işlemler ve verdiği tüm kararlar hükümsüzdü. Müvekkilim tahliye oldu.

Peki adalet yerini buldu mu? Dosya başa dönerken takvim işlemeye devam etti; 12 yıllık zamanaşımı 31 Aralık 2025'te doldu ve kamu davası düştü. Müvekkilim ne mahkûm kaldı ne de hak ettiği beraate yeniden kavuştu. Aklanma hakkı bulunduğu ve beraat kararı verilebilecek yerde düşme kararı verilemeyeceği gerekçesiyle düşme kararını da temyiz ettim. Usulü hafife alan bir yargı yalnızca zamanı tüketmiyor; bazen bir insanın özgürlüğünü de çalıyor.

DANIŞMANLIK