GÜNCEL KARARLAR
Usulsüz Tebligata Dayalı Defter İbraz Etmeme Mahkûmiyeti Bozuldu
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi
Sizin adınıza atılmış, ama belki de hayatınızda hiç görmediğiniz bir elden çıkmış bir imza; MERNİS adresinizde "daimi çalışan" şeklinde şerh düşülmüş bir isim. Ve o imzadan dolayı defterlerinizi ibraz etmediğiniz gerekçesiyle hapis tehdidi altına giriyorsunuz. Müvekkilimin dosyasında mesele tam da buydu.
İddiaya göre 2017 ve 2018 defterleri istenmiş, tebligat yapılmış, ancak cevap verilmemişti. İlk derece mahkemesi suçu sabit gördü ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Oysa müvekkilim baştan beri aynı şeyi söylüyordu; tebligat kendisine hiç ulaşmamıştı. HAGB kararını bu gerekçeyle istinaf ettim.
Defter ve belge ibraz etmeme suçunun temelinde usulüne uygun bir davet yatar. O talep mükellefe usulünce ulaşmamışsa, suçun bina edildiği zemin çöker. Daire de tam bu noktayı işaret etti; tebligatın yapıldığı adres yerleşim yeri miydi, işyeri mi? İmzayı atan kişi gerçekten sanığın çalışanı mıydı? Öyleyse neden tanık olarak bir kez bile dinlenmedi? Bu sorular sorulmadan kurulan hüküm, eksik araştırmaya dayandığından bozularak mahkemeye iade edildi.
Vergi ceza hukukunda asıl tehlike, biçimin özü gölgede bırakmasıdır. Tebligat, devletle yurttaş arasındaki pamuk ipliğidir; o bağ koparsa buna dayanılarak kurulan her hüküm havada kalır.