GÜNCEL KARARLAR
VUK m. 160/A Uyarınca Re'sen Terkin; "Risk Yüksek" Demek Riski İspat Etmek Değildir
Vergi Mahkemesi, 13.04.2026 (yürütmenin durdurulması)
İşyerinde emtiası olan, iki işçisi fiilen çalışan, üzerine kayıtlı taşıtı bulunan ve yoklamada faaliyeti açıkça tespit edilen bir şirket, bir sabah mükellefiyetinin VUK m. 160/A uyarınca re'sen terkin edildiğini ve yeniden mükellef olabilmesi için 15.071.839,62 TL teminat istendiğini öğreniyor.
Vekil olarak takip ettiğim dosyada mahkeme bu soruya hukukun dilinden cevap verdi. VUK m. 160/A idareye mükellefiyet terkinini keyfi biçimde belirleme yetkisi vermez; işlemleri somut ve hukuken geçerli tespitlere bağlar, bu klasik anlamıyla bir bağlı yetki meselesidir. Dosyada mal hareketlerinin fiili sevkine ilişkin bilgi ve belge, girdi ve maliyet analizi, ticari ilişkide bulunulan firmalar hakkında vergi tekniği raporu ya da karşıt tespit yoktu. Ara kararla istenmesine rağmen idare, "sahte belge düzenleme riski yüksektir" iddiasını somutlaştıran hiçbir belge sunamadı. Yoklama ise tam aksini söylüyordu.
Mahkeme, 160/A'nın aradığı şartların gerçekleşmediğine, işlemin açık hukuka aykırılık taşıdığına ve uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğuracağına hükmederek teminat aranmaksızın oybirliğiyle yürütmeyi durdurdu.
VUK m. 160/A sahte belge ekosistemiyle mücadele için idareye verilmiş güçlü ve meşru bir enstrüman. Ancak enstrümanın meşruiyeti, kullanım biçiminin hukukiliğinden ayrı düşünülemez. İdarenin elindeki yazılımlar ve risk skorları matematiksel bir kanaat üretir; hukukun aradığı ise hukuki bir kanaattir. Algoritmanın "kırmızı" dediği her dosyanın arkasında işçisiyle, emtiasıyla, ekmeğiyle var olan bir teşebbüs vardır.