Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya

Adli Tatil; 40 Gün Adalet Durmalı mı?

20/07/2025

Türkiye'de yargı her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında resmî olarak tatilde. Mahkemeler durur, kalemler sessizleşir, dilekçeler beklemeyi öğrenir. Elbette acil işler için nöbetçi mahkemeler açık; ama yine de yargının büyük kısmı kırk gün boyunca rölantide kalır.

Yetmedi mi? Bir de resmen kabul edilmese de herkesin bildiği bir ara dönem daha var; Ocak ayı, dosya devri bahanesiyle gayriresmî adli tatil gibi yaşanır. İşler çoğunlukla Şubat ortasına kadar yavaş ilerler. Herkes bilir, ama kimse dile getirmez.

Peki bu durum kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesiyle ne kadar bağdaşır? Anayasa devlete vatandaşın temel haklarını koruma ve geliştirme görevi verirken, yargı sisteminin bu kadar uzun süre kendine gelmesini beklemek mantıklı mı?

Dünyada durum nasıl? İngiltere'de bazı mahkemeler dosya takvimini hâkimlerin iznine göre yapıyor, ama sistem tamamen durmuyor. ABD'de federal yargı ve çoğu eyalet mahkemesi yıl boyu çalışıyor; hâkim izinli, mahkeme izinsiz. Fransa ve İtalya'da yazın hafifliyor, ama durmuyor; esnek çalışma uygulanıyor.

Sıkça anlatılan bir efsaneye de değinmeden geçmeyeyim. Türkiye'deki adli tatil uygulamasının İspanya'dan alındığı, orada hâkimlerin yaz aylarında mısır hasadı için tarlaya gitmesi gerektiği söylenir. Belki bir dönem öyleydi. Bugün Türkiye'de kaç hâkim aynı zamanda çiftçi?

Elbette yargı mensuplarının da tatile hakkı var. Ama çözüm, sistemi toplu hâlde tatile sokmak değil; dönüşümlü, planlı ve verimli bir organizasyonla adaletin yıl boyu akışını sağlamak olabilir. "Adalet mülkün temelidir" diyorsak, bu temel yaz sıcağına mı ayarlı?

Diğer Blog Yazıları
DANIŞMANLIK