Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya

COVİD-19 VERGİSEL MÜCBİR SEBEP SAYILABİLİR Mİ?

03/04/2026

Vergi Usul Kanununun (VUK) 13. maddesinde mücbir halleri sayılmış olup, "ağır hastalık" bu sebepler arasında gösterilmiştir.

Mücbir sebep hali varsa, bu durum devam ettiği sürece VUK'nun 15. maddesi uyarınca işleyen süreler durur, zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.

Yine, VUK'nun 373. maddesine göre, mücbir sebep halinin varlığı durumunda mükellefler vergi cezasına muhatap olmaz.

Ağır hastalık hali mücbir sebep sayılabilecek nedenler arasında yer alıyor. VUK’un 13. maddesine göre, vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır hastalık geçirmekte veya geçirmiş iseniz mücbir sebep halinin varlığı ileri sürülebilir. Hastalanan mükellefte, hastalığın vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak şekilde ağır seyrettiğine idare tarafından kanaat getirilmesi şart.

Hastanın durumu, hastalığın seyri ve belirtileri ile yerine getirilemeyen vergi ödevi arasında illiyet (nedensellik) bağı olması gerekiyor. Bu tür durumlarda 05/12/1986 tarih ve 1986/9 Sıra No.lu VUK İç Genelgesi gereği İl Sağlık Müdürlüklerinden veya raporu tanzim eden Hastane Başhekimliklerinden yazı ile görüş sorulmakta.

Bir koronavirüs çeşidi olan Covid-19 ağır olarak tanımlanabilecek bir hastalık seyrine neden olabilmekte. Böyle bir istenmeyen durumla karşılaşılması halinde olayın "mücbir sebep" teşkil etmesi kaçınılmaz. Yine, VUK'nun 13. maddesine göre kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaygubet (yokluk) hali mücbir sebep olarak değerlendirilir. Hasta olduğundan şüphe duyulmakta olan bir kimsenin bu nedenle karantinaya alınması bu anlamda bir mücbir sebep halidir.

1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 72. maddesine göre, hasta olanlar veya hasta olduğundan şüphe edilenler ve hastalığı yaydığı bilimsel araştırma ile tespit edilenler, bilimsel olarak gereken müddet zarfında evlerinde veya sağlık açısından ve bilimsel olarak gerekli şartları taşıyan yerlerde "cebren" tecrit altında tutulabilir. Karantina uygulaması ve karantina süresi sağlık kurumlarından alınan yazıyla belgelendirilebilir.

Anayasanın 119/1 ve Olağanüstü Hal Kanununun 2. maddesine göre, "tehlikeli salgın hastalık" durumunda Cumhurbaşkanı olağanüstü hal ilan edebilir. Aynı kanunun 9. maddesine göre, tehlikeli salgın hastalık sebebiyle olağanüstü hal ilanında, olağanüstü hal ilanını gerektiren hususlar göz önünde bulundurularak bölgenin belirli yerlerinde yerleşimi yasaklamak, belirli yerleşim yerlerine girişi ve buralardan çıkışı sınırlamak, belli yerleşim yerlerini boşaltmak veya başka yerlere nakletmek yönünde tedbirler uygulanabilir. Yine, olağanüstü hal edilmeksizin, illerde valiler, umumi hıfzısıhha meclislerinin kararlarına istinaden, İl İdaresi Kanununun 11/c maddesi kapsamında sokağa çıkmanın sınırlandırılmasına karar verebilir. Bu durumda, vergi mükelleflerince mücbir sebebin varlığının ispatı gerekmez.

Örneğin, bu makalemizi kaleme aldığımız tarihte, 65 yaş ve üstü vatandaşlarımız ile kronik hastalığı olanların sokağa çıkmaları sınırlandırılmıştır. Bu durumda, 65 yaş ve üstü vergi mükellefleri ile kronik rahatsızlığı bulunan vergi mükelleflerinin vergi ödevlerini yerine getirmeleri bakımından mücbir sebep hali tahakkuk etmiş sayılmalıdır.

Böyle bir durumda dahi, Maliye Bakanlığının, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle, hangi vergi ödevleri bakımından hangi bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanların hangi sürede mücbir sebep kapsamında sayılacağını tespit ve ilan etmesi en doğrusudur.

Diğer Blog Yazıları
DANIŞMANLIK